Milli İradenin Aktörleri

By | 02 Ağustos 2016

cropped-image-5.jpegTürkiye 15 Temmuz 2016 gecesindeki halk direnişi ile yeni bir tarih başlattı. Halk ilk defa tanklara, toplara ve kurşunlara direnerek demokrasi ve milli irade mücadelesi verdi. Türkiye ve dünya tarihinde benzer bir olayın örneği yoktur. Darbeye halkın gösterdiği direnişi aslında Türkiye tarihi açısından bir devrim olarak değerlendirmek mümkündür. Çünkü kanunlara, amirlere ve yasal olarak yetkili mercilere karşı çıkan bir cuntacı grubun devleti ele geçirmesini halk engelledi ve halk iki gün boyunca meydanlara ve kamu kuruluşlarına kesinlikle hâkim oldu. Halk bu süreçten sonra Ak Parti hükumetinin görevini yapmasının önünü açtı. Bu darbe karşıtı halk direnişinin uzun dönemde bir halk devrimine dönüşmesi için halkın siyasi temsilcilerine tarihi sorumluluk düşmektedir.

CİA güdümlü FETÖ örgütünün yapısı, bu yapının son beş yılda bile kendilerine karşı resmi bir mücadele verilmiş olmasına rağmen en üst makamlara tırmanmaya devam etmiş olmasının sosyolojik incelemesini sonraki yazılara bırakıyorum. Dini bir cemaatin ve özellikle Gülen cemaatinin casus ağlarına alet olabileceğini daha önce yazmıştım. Şimdi bu sosyolojik öngörülerim doğrulandı. Bu yazıda halkın direnişini ve darbeyi ölümüne engellemesinin sosyolojik aktörlerini yazacağım.

Darbeyi durduran aktörler’den birincisi halktır. Halk henüz Sayın Başbakan, Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Kılıçdaroğlu ve Sayın Bahçeli darbeye karşı çıkınız ve darbe kabul edilemez beyanatlarını vermeden önce meydanlara çıkmaya başlamıştı. Bundan dolayı halkın batini ve ekzotik sosyal ağlarla örgütlenen FETÖ’cü cuntacılara karşı gösterdiği mukavemet, kendi başına bir sosyal olgudur. Bu olgunun bu yüzyılda bir güç olarak ortaya çıkmış olması önümüzdeki dönem açısından Türkiye, Türk ve İslam dünyası için önemli bir kazanımdır. Bundan sonra böyle yüce bir milletin var olduğunu düşünerek değerlendirme yapmak gerekir, devleti yönetmek gerekir. Halk açıkça hiçbir direktif almadan kendiliğinden meydanlara çıkmaya başladı. Halkın bu tutumu önümüzdeki dönem açısından çok sağlıklı bir kanun ve egemen devlet olacağımız anlamına geliyor.

Darbeyi durduran ikinci aktör ise, TSK içindeki emir komuta geleneğinin varlığıdır. Çünkü emir komuta zincirindeki ağlardan birisinde meydana gelen bir kopma, darbe girişimcisi cunta grubunun güç kaybetmesine neden olmaktadır.  Kanunlara ve milli iradeye bağlı olan komuta kademesindeki generaller cuntacılara karşı direndi. Cuntacıların aynı anda Türk ordusunu harekete geçirmesine mani oldu. Birçok askeri kışlada Cuntacı subaylara kurşun sıktılar, onları alınlarından vurdular.

Darbeyi durduran üçüncü aktör, Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın karizmasıdır. Erdoğan’ın karizması meydanlardaki halkın mukavemet psikolojilerini canlı tuttu. Büyük halk kitlelerinin dalga dalga meydanları doldurmasına neden oldu. Halkın darbecilerin üslerini kuşatmasını sağladı. Sayın Cumhurbaşkanı’nın cep telefonundaki mesajları darbeyi engelleyen önemli bir faktör olarak tarihe geçti.

Darbeyi durduran dördüncü faktör ise muhalefet partilerinin darbeyi kabul edilemez olarak ilan etmeleridir. Hükümete sahip çıkmalarıdır. Demokratik düzeni sahiplenmeleridir. Sayın Bahçeli ve Kılıçdaroğlu, hemen açıklama yaptılar. Darbeci subaylara karşı çıktılar. Muhalefet partilerinin kritik bir zamanda bu şekilde davranmaları çok önemli bir olgudur. Türk demokrasisi için önemli bir kazanımdır.

Darbeyi durduran beşinci faktör ise Türk basını olmuştur. Sayın Başbakan Binali Yıldırım’n, Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Sayın muhalefet partisi liderlerinin darbe karşıtı açıklamalarını hemen yayınlamaları çok şeyi değiştirdi. Halkın darbecilerin üslerini kuşatmalarını adres göstererek sağladılar. Darbeye direnen halkın gösterilerini yayınlamaları, yeni halk kitlelerinin gece boyunca meydanlara akmasını sağladı. Türk basınının bu tutumu demokrasimiz açısından önemli bir kazanımdır. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanı’nın açıklamalarını yayınlayan Hande Fırat’ın tutumu takdire şayandır.

Darbeyi durduran altıncı faktör ise diyanet işleri başkanlığı ve imamların o gece okudukları selalar ve ezanlar olmuştur. Minarelerden halkı demokrasiye ve milli iradeye sahip çıkmaya çağırmaları, genç yaşlı bütün kitlelerin dini bir duyguyla milli bir mukavemet göstermelerine neden oldu.

Darbeyi durduran yedinci önemli faktör ise sosyal medya olmuştur. Gerek Twitter, gerek Facebook gerekse Whatsup grupları ve ağları darbe karşıtı halkın örgütlenmesini ve meydanlara dolmasını sağladı. Sosyal medyada gece boyunca darbeye karşı çok sayıda yeni grup kuruldu. Bu grupların tümü arkadaşlarını etkili bir şekilde meydanlara çağırdı. Meydanlardaki duruşlarını fotoğraflayarak yayınladılar.

Bu yedi önemli faktörün böyle kritik bir zamanda bir araya gelerek ortak bir kamu bilincine dönüşmesinin sosyolojik tabanını önümüzdeki yazılarda göstermeye çalışacağım.

Bu yazı 19 Temmuz 2016’da enpolitik.com sitesinde ilkin yayınlandı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir